ARŞINCI
 
Ayrılıgın verdigi acı ve özlem içimde dinmek bilmeyen bir ateş, bir kor
Rüyalarda seninle olmak, sende yaşamak, sensizligin verdigi izdırabı dindirmek zor
Şirin ve güzel köyümün hayali gözümün önünden hiç gitmiyor
Ilık rüzgarinla yazin, dondurucu soğuğunla kışın, dört mevsimini bu can özlüyor
Ne zaman seni tekrar görebilirim umudu ve hayali beni hep meşgul ediyor
Canim hep seni çekiyor, sana susadım, ağacin suya olan ihtiyaci gibi, benimde canim seni istiyor
Isıtıyor içimi senin hayalin Hollanda’nin soguk kiş gecelerinde benim güzel köyüm ARŞINCI.


Mehmet Celik
 
Şirin Köyüm
 
AH ŞÍRÍN KÖYÜM HÍSAR DAGI ÍLE KARACADAGI ARASI KÖYÜMÜZÜN YEGANE MERASI
MEDENÍYET DÍYARI GÖNLÜMÜN AYNASI AH NE GÜZELDÍR BENÍM O ŞÍRÍN KÖYÜM
ÍKÍ ÇEŞMESÍ BÍRDE CAMÍSÍ ÍLKOKULU,HANI,ODASI,MECLÍSÍ DÍLDE DESTAN GARMIK ÇEŞMESÍ
AH NE GÜZELDÍR BENÍM O ŞÍRÍN KÖYÜM

FUKARA GÖNLÜMÜN SILAÍ SEVDASI BÍR YANDA ORMANLI TEPESÍ GÖRMEYE DEĞER ÍLGÍNÇTÍR MANZARASI
AH NE GÜZELDÍR BENÍM O ŞÍRÍN KÖYÜM YAŞLANMIŞ YATAR ÍKÍ YAMAÇTA
KÖYÜM ÖZLEMÍ VAR ŞU GÖNLÜMDE DÜĞÜM,DÜĞÜM KINALI KEKLÍGÍM AH GÜZEL HÜYÜGÜM
AH NE GÜZELDÍR BENÍM O ŞÍRÍN KÖYÜM.


Haydar Çelik
 
KÖYÜMÜZ
 
Dağlarında koyun sürüleri kalmıyan,
İnsanları eski günlerdeki sıcak ortamı arayan,
Geçmişten geleceğe hatıralardan başka hiçbir şeyi olmayan,
Sıcaklıgı sanki ismiy ‘le ( GARMΙK ) la birlikte kaybolan,
Her nedense bir türlü vazgeçemedigimiz köyümüzsün sen.


Sen bizim ortak noktamız olduğun müddetçe,
Senden binlerce kilometre uzakta olsakda,
Kaderimiz bu gurbette yaşamak olsada,
Gönüllerimiz hep seninle seninle çarpmakta.


Bu sevda değilmiki bizi bugün buraya taşıyan,
Aralardaki yüzlerce kilometreyi unutturan,
İçimizdeki gurbet acısını biraz olsun unutturan,
Aramızdaki maya ve vazgeçemedigimiz köyümüzsün sen.


Mehmet Celik


 
GIZLI SEVDA
 
Seni görmeyeli yıllar oldu,yıllar oldu elimi toprağına sürmeyeli.
En son seninle amcamoğlu muradın nişanında görüşmüştük.
Günübirlik gelmiştim.
Akşam dönmem gerktiğinden,seninle fazla görüşemedik.
Zaman nasilda geçiyor, 8 yil olmuş.Dile kolay.

Duydumki toprağında yeni evler inşa edilmiş birer ikişer katlı.
Eskileri yıkılmış, yenileri yopılmış.
Çeşmenide kaatmışlar.
Artık herkes evinde musluklardan suyunu temin ediyormuş.
Babam, babam da dedemin o eski evini yıkmış.
Çok değişmişsin diyorlar çok, bir görsem tanıyamazmışım.

Keşke keşke değişmeseydin,keşke seni eskisi gibi bulabilsem.

Biti pireyi ebemin evinde yattığım ilk gecede tanırdım.
Çok kısa sürede onlar bana alışırdı, bende onlara.

Köyün çocuklarıyla bahçelere dalardık.
Kimin bahçesine nasıl dalacağımızın hesabını yapardık.

Nuri ve Faik dayının bahçesindeki üzümlerin tadını hiçbir üzümde tatmadım.
Fote hasanın bahçesindeki kiraz ve vişneleri hiçbir yerde yemedim.
Mehmet sürer’in bahçesindeki domates ve salatalıkların kokusunu hiçbiryerde bulamadım.
Ebemin iğde ve elmalarını biliyorsun işte.

Keşke keşke değişmeseydin,keşke seni eskisi gibi bulabilsem.

Gölde çocuklarla beraber yüzmek nekadar zevkliydi.
Peki ya harıme male sedıllede taze ceviz koparmak.
İlk defa rahmetli mamo ile davar gütmüştüm.
Onunla kavri toptan seni azmı seyrettik.

Mahmut dayıyı ilk defa babamın dişini çektiğinde tanımıştım.
Döne haciyi hatırlarım.Bize kozı yapardı çökelek,yufka ve soğanı ıslatarak.
Rahmetli Mulla dayının dükkanından buğday karşılığında azmı lokum, bisküvi almıştım.
Peki ya rahmetli Yaşar.
Gülerken görünen onun o altın dişlerini unuttummu sanıyorsun.

Keşke keşke değişmeseydin,keşke seni eskisi gibi bulabilsem.

Artık köy halkını cami önünde sohbet ederken bulmak yok.
Artık kadınların çeşme başında yün yıkaması yok.
Artık kadınların helkelerle su taşıması yok.
Artık........ ve artık senin o eski insanlarında yok.
Keşke değişmeseydin.

Korkuyorum biliyormusun?
Senin değişmiş halini görmekten korkuyorum.
Seni tanıyamamaktan korkuyorum.
Belki bağrında doğmadım, ama suyunu içtim ekmeğini yedim.
Belki bağrıda büyümedim, ama hep ziyaretindeydim.
Belki…….. belki beni kendinden uzakta zannettin , ama sen benim hep içimdeydin.

Elbette sana birgün geri döneceğim.
Eğer cesaretimi toplayıp gelemezsem, inan birgün toprağına gömülmeye geleceğim.


Cengiz Ucler
 
ARSINCI KOYU KALKINIYOR
 
Arsinci koyunde var, muhtar Huseyin Yildiz,
Yaptigi isler parliyor , sanki bir yildiz,
Gitmesin Isvec’e ana, baba, birde baldiz,
Bunlara soyle de kalsin burada muhtar.

Secimi kazandi,azimle aldi eline kalemi,
Yapti plani, olmasin kimsenin elemi,
Yukseliyor koyde okul, lojman, minare alemi,
Bu enerjiyi nerden aldin soyle muhtar.

Kulu’da yapilmali gelecege yonelik isler,
Ornek olmali herkese bu sekil gidisler,
Calismakla bukulmeli bel, dokulmeli disler,
Koyune agac dikte yensin veyvesi muhtar.

Koyle pesinde, oldu kanadin hem de kolun,
Birbirinizi sevin, hepiniz kardes gebi olun,
Kapanmasin asla acik olsin yolun,
Koylulerinle verdin elele, helal sana muhtar.

Burasini sizin icin yasanacak duruma getirmeli,
Isleri siralayip elele verip hemen bitirmeli,
Tembellik,haksizliklari silip yitirmeli,
Olse de kapanmaz bu koyun amel defteri muhtar.

Imam, ogretmen, muhter vermis elele,
Koylu almis eline kurek, agri gelmis bele,
Boyle calisani methetmek az gelir dile,
Bu koyun yemegi yenir, cayi icilir muhtar.

Sabah erken kalkar, sagar ala inegi,
Tarlaya gider gelir, yoktur onun binegi,
O kadar isi cok ki kovamaz basindan sinegi,
Bu analar da aza olsa nasil olur muhtar.

Ben inandim bu koyde yapilir cok is,
Kadin, erkek demis boyle olacak gidis,
Otoban gibi gecenden muhtar kesecek fis,
Hizmet icin gerekirse onuda yapar muhtar.

Evlenme bosanmada yaris var, gecmiyor biri ileri,
Boyle giderse sonumuz perisan, kurulacak hesap yeri,
Isimiz gosteris kalmiyor kimse bu iste geri,
Evlenmeye evet, bosanmaya dur desek muhtar.


Carsi pazardan almayin yagi, ekmegi,
Tavuk besleyin yesin evden artan yemegi,
Yetistir sebze meyve olsun elinin emegi,
Bu insanlar calisirsa ova olur burasi muhtar.

Uretime yonelik is kuralim kacinin israftan,
Kutuphane kuralim insin kitaplar raftan,
Elimiz ise varmiyor gereksiz laftan,
Kuyune kitap alda okusun herkes muhtar.

Ici esya dolu bina yaptik onem verdik paraya,
Dusunmedik cocuklari, yeterki girsin saraya,
Merhem bulunmali artik bu acilmis yaraya,
Dugunlerde herkes yaris ediyor muhtar.

Muftu bey cenaze asini anlatti dinlemedi kimse,
Dedi: Kesecegim bir dana bu olen babam benimse,
Gerekeni soyledim ben buraya geldimse,
Boyle adetleri kaldirsak nasil olur muhtar.

Vekiliniz yaninizda oldukca, kalmayin bos,
Isteyin bir seyler, durma meclise kos,
Vatana kendini adayana boyle istekler gelir bos,
Koylunle ne kadarda mutlusun muhtar.

Devlet erkani geldi gormek icin hizmeti,
Vakti gelen gider kesilince kismeti,
Sicakta cok acikti doyur artik Ahmet’i,
Kaymakam bey varken bukulur mu kolun muhtar.


04-07-2005
Ahmet UGUR
Ilce Milli Egitim Sube Muduru
 
HOŞGELDİNİZ
 
Zorlu bir hazırlık dönemi olsada
Uzun yolculuklar yapılsada
Eziyetler, sıkıntılar çekilsede
Şimdi burda olmaya deger, hepiniz HOŞGELDİNİZ.

Samimiyet aranıyorsa
Dayanışma isteniyorsa
Kardeşlik umuluyorsa
Doğru adres burası, hepiniz HOŞGELDİNİZ.


Mehmet Çelik
 
KÖYLÜM
 
Geçim sıkıntısı bizi bu gurbet ellere getirdi
Bizleri yerimizden, yurdumuzdan, köyümüzden ettirdi
Köyümüzden ettigi yetmez gibi
Köylümüzden’de ettirmesin bizi KÖYLÜM.

Köylü olmak bir ayrıcalıktır
Yeri geldiginde arkadaşlık
Yeri geldiginde kardeşlik
Yeri geldiginde annelik, babalık
Bunların hepsi sende mevcuttur KÖYLÜM.

Bu gurbet diyarında
Bir dost aradıgımda
Her zaman yanımda
Sen vardın KÖYLÜM.

Derdime ortak olan
Derman’ını bulan
Benimle ağlıyan
Benimle gülen
Olmanı isterim KÖYLÜM.

Bu yaban ellerde
Köyümü her hatırladığımda
Hüzünlenip agladığımda
Yanımda olmanı umduğum anda
Sen vardın baş ucumda KÖYLÜM.

Bizim bu tutkunluğumuz devam ettikçe
Böylesi dayanişma günleri yaptığımız muddetçe
Yukarida bahsi edilenler
Herzaman devam edecekler
Bizler bunun devamını istiyorsak
Hep beraber elimizden geleni yaparsak
Bu güzel günleri devam ettire biliriz KÖYLÜM.

Bu gibi dayanışmalarda zorlama olmaz
Isteyen istedigi gibi gönlünce eğlenir, gücenmez
Bir sonraki eylencenin hazırlığina şimdiden
Başlamak lazım hiç vakit geçirmeden
Gönül isterki bu konuda herkes aynı çizgide olsun
Böylesi hazırlıklar böylece kolay olsun
Ama herşeye rağmen bir sonraki gece olsun
Bu geceye hepinizi bekler Hollandalı köylünüz KÖYLÜM.


Mehmet Çelik

 
GERCEK NEYDI
 
esir düsen. eli kelepceli
gecelerı üsüyen bedenı
bır tel orguye . bır sonu gorunmeyen bır hayale esır
gercek neydi simdiki hayatmi?
yoksa hic olmayan bir gelkecekmi
GERCEK NEYDI
tanriya yalvaran .hic te gelecege bakmayan gözler
simdilik suskunluga gomulmüş bir cesed gibi bedenler
belki yarin yok bugunden de baska gun yok
titreyen eller sabırla beklenen gunler
belkı hakıkat buydu dıye bukulen boyunlar
anne karnı huzurunu arayan bedendekı ruhun
hıc olmadı ğı gıbı yalvaran dunyada mahkum
GERCEK NEYDI
hep soru soran kalbındekı ve aklındakı derın ve bılmece gıbı olan gercek
hayata nıye geldıgını ve nereye gıttıgıne hep kendı kendıne soran ınsanlar
dedıgımız gıbı bır geciş kapısi korkulan ama hıcte olmadığı kadar da
kurtulusun tek aracı olan ölüm gercek olandi
butun insanlar kahramandır aldıkları rollerı yapmakdan cekınmeyen fılmı sonu
huzunle bıten insanlar o kadar cok kı .simdi hepimiz bir fılm cekıyoruz
yonetmenıde ve oyuncusuda bızız fılm huzunle bıtmesı kımse ıstemez ama
gercek herzaman huzundur
nedenı bılıyormusunuz ??
( O L U M ) SIZCE ???


SALIH MAZLUM
 
NEDEN BURDAYIZ
 


Bu topraklarda başladı bir çogumuzun yolculugu
Hatıralarla dolu gençligi ve çocuklugu
Derken başladık kaderin bize çizdigi yolda yürümeye
Kader zorladı bizi dünyanin dörtbir köşesine gitmeye.

Senin hayalin, özlemin ve hatiralarimiz
Bizim hayal dünyamızı süslüyen unutulmaz bir parçamız
Seneler geçtikçe derinleşti kalbimizdeki yaramız
Dindirilebilir gibi değil içimizdeki özlem acımız.

Derken Danimarka’daki kıvılcımla özlem ateşi yanmaya başladı
Büyüdü Danimarka’yı sarıp sarmaladı
Fedekar gönüller gönül verdiler 2002 kışında bu davaya
Yüzlerce çocugun, sevdalın döküldü yollara bu toprakların evladıyla birlikte olmaya
Ortaya çikan samimiyet, coşku, muhabbet ve özlem başladı yankılanmaya.

Unutulmadı, unutulamazdı o gün orda yaşananlar
Devamı gelmeliydi bu samimi ortamın orda kalmamalıydı olanlar
Derken Hollanda’ya sıçradı bu özlem ateşi
Oldu hepimizin heyecanı, coşkusu, neşesi.

Dahada büyümüştü bu samimiyet, dayanişma ve kaynaşma halkası
Olmuştu artık bu dava, avrupanın dörtbir tarafına dağılmış evlatların davası
2003 tü artık ve evlatların yeniden bir araya geldi, kaynaşıp hasret ve özlem giderdiler
Ama içimizde eksikligini hissettiğimiz bir şeyler vardı, tanımlayamadığımız birşeyler.

Aradan iki seneden fazla bir zaman gecmişti ve tarih 2006 idi
Yeniden danimarkadaydı evlatların, zaman birlik beraberlik olma zamanı idi
Üçüncü ARŞINCILILAR gününü kutladık, birlik, beraberlik ve dayanışma içinde
İnsanin böylesi anlar hiç bitmesin, herzaman böyle beraber olalım diyesi geliyor içinden
Yine aynı duygulu anlar ve insanların gözlerindeki kıvılcım, öbür taraftanda hepimizi üzen içimizdeki burukluk.


Bu buruklugun sebebi sensin, senden uzaklarda sensiz ARŞINCILILAR günü kutlamak
Bizlerin avrupadaki ARŞINCILILAR günleriyle yaşadıgımız, heyecanı, coşkuyu burdada tatmak
Burda, bu topraklar uzerinde yaşayan kardeşlerimiz, köylülerimizle birlikte olmak
Bizim eksikligini hissetigimiz tarif edemedigimiz burukluk bu olsa gerek
Yendi bizi, bugün bu duygu, bizi bugün burda bu topraklar üzerinde böyle bir ortama çekerek.

İşte geldik,
Sana geldik
Seninle kucaklaşmaya geldik
Çünkü olmuyordu
ARŞINCISIZ arşıncılılar gününü kutlamak buruk geçiyordu.

Sonunda büyük buluşma gercekleşti
Aç artık bağrını bu toprağın evlatlarına çünkü ayrılık canımıza tak etti
Doyasıya kucaklaşalım sende, seninle ve bu taprağın bağrından çıkmış kardeşlerimizle
Bitsin artik içimizdeki bu özlem, söndürelim bağrımızdaki ateşi kucaklaşarak kardeşlerimizle
Sende gider artik hasretini ve özlemini, bağrından çıkardıgın evlatlarınla benim güzel köyüm ARŞINCI.




Mehmet Çelik




 
 
 
Şiirlerinizi bekliyoruz... Gönderin şiir köşesinde yayınlayalım.  
 
 
 
© 2004 - 2005 designed and powered by